baner5.gif (19745 bytes)
  

Hasan Yaşar Özfidan Yazıyor...  hasanozfidan1@hotmail.com

   26.08.2008.

.
DEPREMİ  ÖNCEDEN  BİLMEK  KEHANET   DEĞİLDİR.
Havaların   birden  soğumasının  ardından  kısa bir süre önce olan ve deprem biliminde kabul gören, doğada görülen anormallikler   ve  hayvanların   hareketleri  dikkatle  izlenmelidir.   Havaların  birden   soğumasının hemen ardından böyle olayların gözlemlenmesiyle  neredeyse birkaç gün  önceden depremi ilan  etme   olanağını  doğa   bizlere  vermektedir.
.

                  DEPREMİ ÖNCEDEN TAHMİN ETMEK KEHANET DEĞİLDİR.

                  Biliyorsunuz ben    genelde ekonomi ve siyaset ağırlıklı yazılar yazarım. Bu sefer   konumun dışında  bana özgü  bakış  açısıyla,  değişik   bir   pencereden  yakında  olacak İstanbul  depremiyle  ilgili bazı görüş ve önerilerimi   sizlerle paylaşmak istedim. Kendime  özgü  bakış   açısıyla   yazmış  olduğum  bu  yazımda  kimse   öküz   altında  buzağı  aramasın!

                Artık,  uzmanlardan  aldığımız bilgilerle    yerkabuğunun  hareket  halinde  olduğunu  çok   iyi   bilmekteyiz.  Buda  belli bölgelerde enerjinin birikmesine ve bu enerjinin kırılarak boşalmasına neden olmaktadır.

                Benim görüşüme göre,  Afrika Kıtasının hareketi sonucu  Kuzey Anadolu fay hattı   olmak  üzere,  ülkemizin  Batısına doğru  birçok   fay  hattı,  yani  kırılma  noktaları    bulunmaktadır.  Bildiğimiz gibi kıtaların hareketi sonucu biriken enerjiler bu kırılma noktalarında çeşitli bahaneler bularak kırılmakta  ve    irili ufaklı depremlere neden olmaktadır.

                Birbirine   bağımlı  yada  bağımsız olan bu fay hatları  eninde sonunda biriken enerjileri boşaltmaktadırlar.  Bir  bölgede  yaşanan  depremler   aslında bu bölgedeki  biriken enerjinin boşalması anlamında olumludur ve bu bölgede olabilecek büyük deprem riskini son derece azaltmaktadır.

                Yine genel olarak bakacak olursak,  Ülkemizin  çeşitli   yerlerindeki   fay  hatlarında  biriken enerjiler aralıklarla boşalmasına karşın, Son zamanlarda İstanbulda en ufak bir enerji boşalmasının yani deprem hareketinin olmaması,  tıpkı  bir  fırtına öncesi sesliği andırmaktadır.   İstanbul  ve  çevresi,   biriken  fay  hatlarındaki   enerjiyi  azar  azar  değil,   birden  çok   kuvvetli  bir  şekilde  vereceği   varsayımı  yüksektir.  Bununla  birlikte  Asyada,    Anadolunun birçok yerinde  hatta  komşumuz  Yunanistan'da    bile  son  günlerde  depremlerin yoğunlaşmış olması,   İstanbul   ve  çevresindeki  mevcut  bulunan fay   hatlarındaki   biriken enerjinin  dahada artmasına  neden   olmuştur.  Kısaca   İstanbul  ve  çevresi   büyük  bir  enerji  boşaltma   işlemine  gebedir.   Bunu  söylemek için  konunun uzmanı olmak yada medyum olmak gerekmez.

                 Asıl bundan sonra,  depremi  önceden  tespit   etmek  için   bölgede biriklmiş olan büyük enerjiyi   tetikleyecek olan   olayları  izlemek   yararlı  olacaktır.   Birikmiş enerjinin boşalmasını tetikleyecek unsurlar benim bakış açıma göre şunlardır.  

           1-  Kısa   vadeli  tetikleyici   Olaylar:  Hava  sıcaklıklarında   ani  değişiklikler   olması.  Bilindiği  gibi   maddeler  soğudukça  büzülür   ve  ufalır.  Bu   yüzden  özellikle  yer kabuğunun aşırı sıcak ortamlardan birden bire aşırı soğuk ortamlara girmesi, biriken enerjiyi   tetikliyebilir   düşüncesiye,  sonbahar ayları  deprem riski çok önemlidir.   Özellikle aşırı sıcakların ardından birden soğuyan havalar, yada güneş tutulması sonucu ani ısı değişiklikleri sonrası depremlerin meydana gelmesi tesadüf  değildir.  Hatta,    depremlerin  çoğunun   gece  meydana  gelmesin   nedenide  budur.  Gece   havanın soğuması  bile   biriken enerjiyi  boşaltmaya   tetikleyici  olabilmektedir.

           2- Uzun  Vadeli   Tetikleyici   Olaylar:  Yerkabuğunun  soğuması  ve   büzülmesi.   Küresel  ısınmadan  Dolayı  Kutuplarda   bulunan   buzulların  eriyerek  Bazı  bölgelerde   deniz   seviyesini  yükseltmesi.  Buda  yükselen   deniz   seviyesinin  bulunduğu  bölgeye  aşırı   basınç   uygulaması  anlamına  geldiğinden  bana   göre  ayrı   uzun  vadeli  bir  tetikleyici   unsurdur.    Tetikleyici  unsurlar  böylece  çoğaltılabilir.

                Çevresinde   deprem  hareketleri olmasına   karşın  enerjisini boşaltmayan bölgeler izleme altına alınmalı  ve  izleme  esnasında  benim   değinmiş  olduğum  kısa  vadeli  tetikleyici   olaylarda  gözönüne   alınarak  depremlerin   birtürlü  önceden  tahmin   edilemediği  günümüzde   depremin birkaç  gün öncesine   kadar   tahmin  edebilmenin  mümkün  olduğunu   söyleyebiliriz.   Ama  bu  demek  değildir ki    her sıcak  havanın birden soğumasında  yada  her   güneş   tutulmasında  deprem  olacak anlamına   gelmemeli.  Ama   İstanbul için kesin bir şey vardır ki   çevrede  yaşanan  yer  sarsıntılarının   olmasına  karşın,   İstanbulda  en ufak bir hareketin olmaması,  havaların   aşırı   sıcak  gitmesi  ve  birden  soğuğacagı   Kasım   Ayı  tehlikenin enyüksek olduğu aydır  ve  dikkatimi   çekmektedir.  

                 Özellikle,   İstanbul  ve  bölgesinde   biriken  ve  hat   sayfaya  ulaşan  enerjinin  gerek   tarihsel  zaman   dilimi  olarak,  gerekse  uzun  süredir    çevresinde  hareketliliğin  olmasına  karşın   bölgede   herhangi  bir  hareketliliğin  olmaması   nedeniyle   havaların  birden  soğuması dikkatle  alınmalıdır.   Havaların   birden  soğumasının  ardından  kısa bir süre önce olan ve deprem biliminde kabul gören, doğada görülen anormallikler   ve  hayvanların   hareketleri  dikkatle  izlenmelidir.   Havaların  birden   soğumasının hemen ardından böyle olayların gözlemlenmesiyle  neredeyse birkaç gün  önceden depremi ilan  etme   olanağını  doğa   bizlere  vermektedir. Bunu   söylemek  kehanet  değildir. Malum,   ülkemiz  deprem  kuşağı  üzerinde.  Doğada  ve  çevremizde  oluşan  olağandışı   olayları  yakından  izleyelim.  Özellikle,  hayvanların  değişik  tavırlar  sergilemelerine  ve  panik  halinde  hareket  etmelerine  dikkat  edelim!  Daha  öncede  Çin’de  deprem  öncesi  hayvanların  garip  davranışı  izlenerek  binlerce  hayat  kurtuldu.  Basit  bir  dikkat  hayat  kurtarır!  Deprem  öncesi  birkaç  dakikanın  bile  önemi  vardır.

                Değişik   Öneriler:

             - Bilindiği   gibi,  depremin  ardından   can  kaybının  enaza   indirilmesinde   ilk  24    Saat  çok  önemlidir.  İstanbul  ve  çevresinde    bulunan   Askeri  birlikler  deprem  riskini   taşıyan   bölgelerin  en  yanında  bulunan   güvenli  bölgelere   sevkedilmelidir  ve  burada  kısa,   orta  ve  uzun   vadeli  olarak  konuşlandırılmalıdır.   Aynısı  depremle   ilgili  sivil  kuruluşlar   içinde  geçerlidir.

            - Daha   önceden  depremle ilgili  teçhizatın    bulunduğu  depolama  alanlarında  bulunan  malzeme ekipmanların   çalışıp  çalışmadığı  ve  bakımı,   düzenli   olarak  en  kısa  zamanda  başlamak   üzere  düzenli   periyotlar  halinde  yapılmalıdır.   Tatbikattan  öte,   sanki  deprem olmuş gibi ilgili kişiler bulundukları yerlere giderek ilgili yerlerle deneme  amaçlı  iletişim   kurmalı  ve  ellerindeki   aletleri  kullanarak   pratiklik kazanmalıdırlar.

             -   Binalarda  otomatik  elektrik  ve   doğal  gaz   kesme  cihazlarının  çalışıp  çalışmadığı   en   kısa sürede  denetlenmelidir.

              - Medyanın deprem sonrası değil, deprem öncesi konuya daha da önem vermesi   bununla ilgili haberlere ve bilgilendirici çalışmalara yer vermesi  sağlanmalıdır.   Deprem sonrasında yapılması istenen bağış ve yardımların deprem öncesi şimdiden başlatılmasında  yarar  vardır.

               - Deprem sonrası bölgeye  sevk edilecek teknik ekipmanlar en kısa sürede nereye   nasıl ulaşacağına dair bir protokol  hazırlanmalıdır.   Örneğin Ankara Belediyesinden hangi  araç, ekipman ve personelin  deprem sonrası hiç bir yardım ve istek çağrısı almadan otomatik olarak deprem bölgesinde   nereye nasıl konuşlanacağı ve neler  yapacağı   net  ve  açık   bir  şekilde  belirtilmelidir.

                - Hangi sağlık aracının yada kurtarma aracının hangi bölgeye,  hatta hangi sokaklara sevk  edileceği,  burada    kimlerle  temas  haline geçeceği,  deprem sonrası   görevlendirilecek   bu  birimlerdeki  kişilere  emir ve talimatları  şimdiden   ellerine  verilmelidir.  Bu   organizasyon  şaması belli dönemlerde elden geçirilerek devamlı surette yenilenerek güncel  tutulmalıdır.

                - Enkaz  mahallinden  çıkarılan   yaralıları   almak  için  gelen  araçlarda   bulunan görevliler, özellikle çocuk   ve  şuuru yerinde olmayan yaralıyı tanıyan olup olmadığını yüksek sesle anons etmeli   ve  taşınacak olan yaralının  hangi  hastaneye  sevk   edileceğini   gösteren  bir bilgi formunu tanıyan kişiye  imzalayarak vermelidir.   Şayet,  yaralıyı   tanıyan  çıkmazsa  bu  bilgi   formu  kurtarma  çalışmasını   yürüten  ekibin   başına  verilmelidir. Değinmiş  olduğum  form  ve   belgeler   son  derece  sade  ve  basit  olmalıdır.   Ayrıca  ambulans  yada  resmi  kurtarma  aracının    önünde  görevli olduğuna dair daha önce hazırlanmış resmi bir yazı  ve  hastaların bu araçla hangi hastane yada tedavi merkezlerine götürüldüğüne  dair  bir  yazı  açık ve net bir şekilde asılmalıdır.  Ayrıca  yaralı  bir  tutanakla  hastaneye   teslim   edilmelidir.

                  - Depremin  yaşandığı  şehirde  depremin   olduğu  andan   itibaren  sevk  ve  müdahalenin   daha  çabuk   ve  sağlıklı  yapılabilmesi  için   hasta  ve   yaralı  taşıyan  hariç,  tüm  özel   araçlara   trafiğe  çıkma  yasağı  getirilmelidir.   Ayrıca   şehir  girişlerinde  güvenlik  güçleri   tarafından   barikatlar  oluşturularak  görevli  olmayanların   dışında   kimse  sokulmamalıdır.

                     Benim değişik bakış açısıyla yazmış olduğum bu bilgiler  umarım  dikkate alınır ve değerlendirilir.

 

                                                                                                                                           SEVGİLERİMLE.

                                                                                                                                       Hasan  Yaşar  Özfidan.

                                                                                                                                        Hukukçu - Ekonomist.

                                                                                                                                          Araştırmacı   Yazar.

 

 

Türkiye'nin Tarafsız Haber Sitesi - www.ekonomikcozum.com
Yazarların yazıları kendi görüşlerini içermektedir. Yazıların yayına alınmaları yazarlar tarafından yapılmaktadır. Ekonomikçözüm Haberin kontrolüne tabi değildirler.