Hasan Yaşar Özfidan Yazıyor... 
DOLARIN GELECEĞİ...
16.06.2003, 12:39
Burada Türk Lirasının değer kazanması ve doların değer kaybetmesi kesinlikle ülkemizdeki ekonominin güçlendiği ve iyiye gittiği anlamına gelmemelidir. Türk Lirasının aşırı değerlenmesinin ardında dolardaki aşırı arz fazlalığı yatmaktadır.

 

                            DOLARIN GELECEĞİ...

Günümüzde doların geleceği hakkında çeşitli tartışmalar yapılmakta. Bende konuyla ilgili görüşlerimi sizlere aktarmak istedim. Bu bağlamda konuyu genel anlamda ve ülkemiz açısından değerlendirmekte yarar görüyorum.

Genel anlamda konuyu ele alacak olursak, biliyorsunuz Amerikan ekonomisi uzun zamandır tehlike sinyalleri vermekte. Her geçen gün bununla ilgili haberleri sıkça duymaktasınız. Bundan önceki Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olan Sayın, Bill Clinton izlemiş olduğu tasarruf politikası sonucu Amerikan ekonomisini iyi duruma getirmiş ve bu şekilde devir etmişti. Bütün bu gelişmelere karşılık yönetime gelen Sayın, George Bush ekonomide harcama politikalarını benimsemiş ve uygulamaya koymuştur. Bütçesinde de görüleceği üzere savaş ekonomisine ağırlık vermiştir.

Amerika en büyük rakibi olarak gördüğü Çin Devletini yakın takibe almak için bölgede ve Orta Doğuda konuşlanma planlarını yapmış ve uygulamaya koymuştur. Konu ilk olarak Amerikan casus uçağının Çinliler tarafından elegeçirilmesiyle gün yüzüne çıkmıştır. Ardından çeşitli bahaneler öne sürülerek Afganistan ve daha sonra Irak Amerikanın kontrolüne geçmiştir. Sırada İran ve Suriye vardır.

Anlaşılan Amerika bütün bu planlarını gerçekleştirinceye kadar savaş ekonomisi politikasını devam ettirecek gözükmektedir. Bütün bunların üzerine Amerikadaki ekonomik durgunluk dahil edilince Amerikanın, doların değerini düşük tutarak ihracatını arttırmak ve ithalatını azaltma çabalarının içine girdiği rahatlıkla anlaşılmaktadır. Bu politika İran ve Suriye’nin Amerikanın kontrolüne girinceye kadar yada, önümüzdeki seçimlerde Amerikan Başkanının ve yönetiminin değişmesiyle savaş ekonomisi ve politikalarından vazgeçilmesine dek devam edecek gözükmektedir.

Ülkemizdeki gelişmelere bakacak olursak, Amerikanın düşük dolar politikasının yansıması olarak Türk Lirasının değer kazanması ve doların değer kaybetmesi normal karşılanmalıdır. Burada, Türk Lirasının değer kazanması ve doların değer kaybetmesi kesinlikle ülkemizdeki ekonominin güçlendiği ve iyiye gittiği anlamına gelmemelidir. Türk Lirasının aşırı değerlenmesinin ardında dolardaki aşırı arz fazlalığı yatmaktadır.

Bütün bunlara ilaveten bazı yabancıların spekülatif amaçlarla dolarla oynayarak ülkemizde tatlı kazançlar elde ettiği ve bu konuda ülkemizi hala tercih ettikleri gözönüne alınacak olunursa, uluslararası alanda değer kaybeden dolardaki düşüşü ülkemizde hızlandırmak ve dolarla oynayarak kar elde etmek için yabancıların bazı bankalar aracılığıyla ülkemize dolar pompalamasının büyük etkisi olabileceği ve bugünlerde Türk Lirasının aşırı değer kazanmasının ardında bunun yatabileceği gözardı edilmemelidir.

        Amerika   hedeflediği  ülkelerin  tamamını  kontrol  altına  alıncaya  kadar  ve  kötü giden ekonomisini  düzeltinceye  kadar  uygulamakta  olduğu  düşük dolar   politikasını  devam ettirecek  gözükmektedir.   Buna  bağlı  olarakta  Doların   Türk Lirası  karşısındaki  değeri  aşağı yukarı  bu   seviyelerde  olacaktır.  Elinde  Dolar  bulunan  yatırımcıların   sakin  olmalarını  ve  dolardaki  spekülatif  amaçlı  yükselişleri   satış  fırsatı  olarak  değerlendirmelerini  yararlı  görüyorum.  Türk  Lirasının  aşırı  değer  kazanması,    piyasası  ölmüş,  tek  umudunu  ihracata  bağlamış  olan  Türkiye'nin  rekabetinin azalmasına  ve  tutunduğu  tek  dalın  kesilmesine  neden  olacaktır.  Anlayacağınız,  olan  yine  Türkiye'ye  olacaktır.  Burada  tek  teselli  olunacak  şey,  ağır  borç  yükü  altında  olan  ülkemizde  merkez  bankasının  piyasalardan  ucuz  fiyattan  dolar  çekmesi  ve  dış  borç  ödemelerindeki  maliyetin  azaltılmasıdır.

        Dolardaki   bu  gelişme,  bazı  ünlü  bilimadamlarının   bile  yanılabileceğini,  ekonomideki  rakamların  kişilerin  görüş  ve  emirlerine  göre  gelişmediğini  açıkça  göstermektedir. merkez bankasının piyasalardan ucuz fiyattan dolar çekmesi ve dış borç ödemelerindeki maliyetin azaltılmasıdır.