İKTİSAD  İKİTELLİ SANAYİCİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ.

  Hakkımızda
  Üyelerimiz
  Etkinliklerimiz
  Online Pazar
  Bilgi Bankası
  Bize Ulaşın
  Üye Girişi
 Ankete Katılın!
sitemizi nasıl buldunuz?
Anket sonuçlarını gör
 Faydalı Linkler
 • Resmi Kurumlar (8)
 • Destek Kuruluşları (2)
 • Ticaret Odaları (4)
 • Bankalar (5)
 • Acil Gerekenler (4)
 • Finans Kurumları (5)
 • Üniversiteler (6)
 • Haber Portalları (4)
 • Gazeteler (6)
 • Dergiler (10)
 • Sözlükler (2)
 • Ulaşım (6)
 • Eğitim (1)
   B İ L G İ   B A N K A S I
Haberler Araştırmalar E-Ticaret Yorumlar Makaleler Mevzuat İkitelli
   
Ülkemizde Vergi Adaleti Nasıl Sağlanır?  23.05.2006 
Yazar: Hasan Yaşar Özfidan 
Kaynak: www.malihaber.com 
Link: http://www.malihaber.com/modules.php?name=News&file=article&sid=276 

Malum, ülkemizdeki vergi adaletsizliğinden yöneticiler dahil herkes şikayet etmektedir. Genel olarak konuyu ele aldıktan sonra, bunun nedenlerine ve çözüm yollarına herzamanki kendime özgü bakış açısıyla yazımın sonunda değinmek istiyorum.

Ülkemizde vergi adaletsizliğinin ve vergi oranlarının yüksek olmasının en büyük nedeni, kayıtdışı ekonominin kontrol altına alınamamasıdır.

Günümüzde dünyadaki kayıt dışı sektörün büyüklüğü 3 trilyon dolar olarak tahmin edilmektedir. Gelişmiş ülkelerde ise kayıt dışı ekonomi, GSMH'nin %10-15'i civarındadır. Türkiye'nin kayıtdışı ekonomide en kötü ülkeler olan Nijerya, Mısır ve Tunus'un (yüzde 68-76) hemen ardından gelmektedir.

Batı ülkelerinde, kayıt dışı ekonomi denildiğinde daha çok uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gibi yasadışı sektörler akla gelmektedir gelişmekte olan ülkelerde ise ise bunlar da dahil olmak üzere kayıt dışı ekonomi daha çok eşya ve hizmet akımlarının belgelendirilememesi şeklinde ortaya çıkmaktadır.

Ülkemizde art arda yaşanan ekonomik krizler kayıt dışı faaliyetlerin artmasına zemin hazırlamıştır. Ekonomik kriz dönemlerinde, işsiz kitleler kayıtlı ekonomide bulamadıkları istihdam imkanlarını kayıt dışı faaliyetlerde aramaktadırlar. İşletmeler de krizin olumsuz etkilerini azaltmak için üretimlerini kayıt dışı faaliyetlere yönelterek istihdam ve üretim maliyetlerini düşürmeye çalışmışlardır.

Özellikle sanayi sektöründe, teknolojik gelişmelerden dolayı emeğe dayalı üretim yerini makinaya dayalı üretime bırakmıştır. Bu durum niteliksiz iş gücünün işsiz kalmasına neden olmuştur. İşsiz kalan bu işgücü de geçim kaygısıyla kayıt dışı faaliyetlere yönelmiştir.

Yer altı ekonomisi, illegal ekonomi, kara ekonomi, resmi olmayan ekonomi, gizli ekonomi, düzensiz ekonomi, marjinal ekonomi, kayıp ekonomi, karaborsa ekonomisi, gözlenemeyen ekonomi, nakit ekonomisi, paralel ekonomi, enformel ekonomi, vergi dışı ekonomi ve benzer anlamlara gelen kayıt dışı ekonomi kavramı; bilinen istatistiki yöntemlere göre tahmin edilemeyen ve gayri safi milli hasıla hesaplarını elde etmede kullanılamayan gelir yaratıcı ekonomik faaliyetlerin tümüdür.

Kayıt dışı ekonomi, kamunun denetimi dışındaki ekonomik faaliyetler olarak da tanımlanabilir. Batı ülkelerinde, kayıt dışı ekonomi denildiğinde daha çok uyuşturucu ve silah kaçakçılığı gibi yasadışı sektörler akla gelmektedir gelişmekte olan ülkelerde ise bunlar da dahil olmak üzere kayıt dışı ekonomi daha çok eşya ve hizmet akımlarının belgelendirilememesi şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bireylerin veya işletmelerin ekonomik faaliyet ve işlemlerini kamunun denetimi dışında tutmasının en önemli nedeni ise vergi kaçırma arzusudur.

Ülkemizde, özellikle kayıtlı işletmelere getirilen her yeni yükümlülük, kayıtdışı ekonominin gelişmesine neden olmaktadır.

Kayıt dışı ekonomiyi genel olarak mali, siyasal, ekonomik ve coğrafik nedenler olmak üzere 4 Başlık altında toplayabiliriz.

- Mali Nedenler: Vergi oranlarının yüksekliği, vergilendirme ortamının belirsizliği, muhasebe ve müşavirlik hizmetlerinin yetersizliği, vergi idaresi ve denetiminden kaynaklanan nedenler başlıkları altında toplayabiliriz.

- Siyasal Nedenler: Mükelleflerin kayıp ve kaçaklar konusunda davranışlarını etkileyen en önemli nedenlerden biride siyasilerin şimdiye kadar uygulamış oldukları popülist politikalardır. Ülkemizde siyasal iktidarlar, şimdiye kadar genellikle baskı gruplarının istekleri doğrultusunda kararlar alarak oy uğruna vergilendirmeden vazgeçebilmekte ve vergi yükünü belirli kesimlere yükleyebilmişlerdir. Ayrıca, istikrarlı bir vergi politikasının uygulanmaması ve sık tekrarlanan vergi afları da siyasi nedenler arasında yer almaktadır.

- Ekonomik Nedenler: Kayıtdışı ekonominin yoğun bir şekilde yaşadığı ülkelerde en önemli ekonomik sorunlardan biriside enflasyondur.

- Coğrafik Nedenler (Hasan Yaşar Özfidan.): Benim ileri sürdüğüm bana göre kayıtdışı ekonominin en önemli nedenlerinden biri de ülkemizin içinde bulunduğu coğrafi konumudur. Tarihi ipekyolunu barındıran ülkemizin, Asya ile Avrupa arasında önemli bir köprü durumunda olması nedeniyle kaçakçılığın önemli boyutlarda olması ve bir türlü önlenememesidir. Ülkemizdeki kayıtdışı ekonominin en önemli kalemini yasadışı yollardan ve kaçakçılık yoluyla elde edilen gelirler oluşturmaktadır. Bence, ülkemizde kayıtdışı ekonominin ve rüşvetin büyük boyutlarda olmasının en önemli nedeni budur.

Kayıtdışı Ekonominin büyük boyutlara ulaştığı ülkelere bakacak olursak:

Kayıtdışı ekonominin GSYİH'a oranı %

Ülkeler % Ülkeler % Ülkeler %
Nijerya 76 Yunanistan 27 Fransa 15
Tayland 70 Macaristan 26 Almanya 14
Mısır 68 İtalya 24 Avustralya 13
Filipinler 50 İspanya 22 Hollanda 12
Meksika 49 Belçika 21 İngiltere 11
Türkiye 45 Arjantin 20 Hong Kong 11
Rusya 40 İsveç 19 Avusturya 10
Malezya 39 Danimarka 19 ABD 9
G.Kore 38 Kanada 15 Japonya 8
Brezilya 29 Çek Cum. 15 İsviçre 8



Kaynak: The Economist, Türkiye için DİE.

Kayıtdışı Ekonominin Resmi GSMH'ya Oranı (Yüzde)

Gelişmiş Ülkeler Ortalaması. : 15

Gelişmekte Olan Ülkeler Ortalaması. : 30

Türkiye. : 66
Kaynak: Devlet Planlama Teşkilatı, Temel Ekonomik Göstergeler, Ekim 2000, s.82; Devlet İstatistik Enstitüsü, Aylık İstatistik Bülteni, Mayıs 1998, s.494; Devlet İstatistik Enstitüsü, Türkiye Ekonomisi İstatistik ve Yorumlar, Şubat-Mart 2000, ss. 249-253; Devlet İstatistik Enstitüsü, Türkiye Ekonomisi İstatistik ve Yorumlar, Ekim-Aralık 2002, ss. 254-257.

Vergileri inceleyecek olursak;

Ülkemizde vergiler, dolaylı vergi ve dolaysız vergi olarak genel bir şekilde ikiye ayrılır. Dolaylı vergi, kişilerin devletten bir hizmet almaları veya bir malı satın almaları sonucunda meydana gelir. Bunlara örnek olarak KDV, tekel ve benzinden alınan akaryakıt tüketim vergisini gösterebiliriz. Dolaysız vergi ise, ticaret ile uğraşanların kazandıklarından veya bir iş yerinde ücretli olarak çalışan memur ve işçilerin ücret ve maaşlarından kesilen vergidir.

Bir ülkede, vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı incelenirken, dolaylı ve dolaysız vergilerin, toplanan vergiler içindeki payının karşılaştırılması, çok sık kullanılan bir yöntem. Nedenine gelince, dolaysız vergiler (gelir vergisi, kurumlar vergisi, taşıt vergisi), vergi adaletini sağlamada daha etkili. Çünkü dolaysız vergilerde; en az geçim indirimi, artan oranlı vergi tarifeleri, indirim, istisna ve muafiyet gibi uygulamalarla, vergi ödeme gücü arasında ilişki kurulabiliyor. Dolaylı vergilerde ise; KDV, ÖTV gibi bu vergilerin uygulandığı mal ve hizmetlerin, düşük gelirlilerin bütçesindeki payı, yüksek gelirlilere göre daha fazla. Vergi yükü, asıl olarak düşük ve sabit gelirlilerin üzerinde kalıyor. 'Bir ülkede, dolaylı vergilerin toplam vergi gelirleri içindeki payı, dolaysız vergilerden yüksekse, o ülkede vergi adaletinin varlığından söz edilemez.' şeklindeki yaygın görüşe göre Türkiye'de vergi adaletinden, her geçen yıl biraz daha uzaklaşılıyor... Bu durum ise, Anayasanın 73 cü Maddesine göre "Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü." Maddesine aykırı düşmektedir. Aynı zamanda "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır." İlkesine de aykırı düşmektedir.

Dolaysız vergiler açısından bakılığında;

Türkiye, gelir, kurumlar ve servet vergileri ile KDV ve sosyal güvenlik primi oranlarının toplamından oluşturulan vergi oranları endeksinde dünya ülkeleri arasında 19'uncu sırada yer aldı. Türkiye, 124.5 endeks değeriyle ABD, İsviçre, İngiltere, Almanya, Kanada, İrlanda, Avusturalya ve Danimarka gibi ülkeleri geride bırakıyor.

Uluslar arası Finans istatistikleri verileri, OECD ve uluslar arası enerji ajansı verilerine göre hazırlanan rapora göre Türkiye istihdam üzerindeki vergilerde seçilmiş 26 ülke arasında %42.1 oranında vergi ile ilk sırada yer alıyor. Türkiye'yi %41.3 ile Polonya, %40 ile Fransa. %39.5 ile İsveç, %39 ile Belçika, %35.5 ile İtalya, %34.3 ile Yunanistan izliyor. En az oran ise, %13.6 ile Güney Kore'de. Bu ülkeyi %15.5 ile Amerika, %15.6 ile Meksika ve %17.8 ile İsviçre takip ediyor.

Gelir vergisi oranlarında da Türkiye başı çekiyor. %45 Gelir Vergisi uygulanan Türkiye'yi %38.3 ile Danimarka, %31 ile İsveç, %30 ile Güney Kore izliyor. En az gelir vergisi oranına sahip ülke ise %12 ile Rusya. Bu ülkeyi %15 Gelir Vergisi oranıyla Çin, Almanya, Yunanistan ve Hollanda izliyor.

Kurumlar Vergisi oranlarında Türkiye %33 ile Belçika %40.2, İspanya %35,Hollanda %35 ve Yunanistan'ın %35 arkasından beşinci sırada geliyor. En düşün kurumlar vergisi oranı ise %16 ile Rusya'da. Rusya'dan sonra %20 ile İngiltere, %25 ile ABD, Almanya, İsviçre ve Tayvan sıralanıyor.

Ülkemizde son 15 Yılda vergi yükü iki kattan fazla artmıştır. Türkiye, OECD'nin en yoksul ülkesidir. Buna karşılık, vergi yükü ABD ve Japonya gibi en zengin ülkelerin üzerindedir.

Türkiye'de Dolaylı ve Dolaysız vergilerin Yıllara göre dağılımı ise şöyle:

Yıllar. Dolaylı Vergiler. Dolaysız Vergiler
1980. 37. 63.
1990. 48. 52.
1999. 55. 45.
2000. 60. 40.
2002. 66. 31.
2003. 67. 33.
2004. (Tah.) 71. 29.
2005. (Tah.) 73. 27.
Habere yorum ekleYazıcı uyumlu sayfaArkadaşıma gönder
     
Bu sitenin tasarımı ve programlanması  tarafından yapılmıştır. Her hakkı saklıdır © 2005   

Kaynak Gösteren Sitenin Adresi: http://www.iktisad.org/ana.php?incmain=bilgi_bankasi/bilgi_bankasi&bolum=icerik_gor&tur=3&kategori=19&id=114&butres=8